KİN ve NEFRET
Ülkede kin, nefret, öfke fırtınası yaşanıyor. Tabi bu fırtına belli
çevrelerce bilinçli bir şekilde yaşatılıyor.
Ama ne yazık ki, rezilliğin dibine vuranlar, toplumun tümünü ya da bir
kesimini rencide edici, kırıcı, yaralayıcı ifadeleri kullanmaktan hiç
kaçınmıyor.
Bazı vatandaşlarımıza yönelik bilinçli ya da değil gerçekleştirilen
çirkinlik kimin eseri diye sormak gerekir.
Toplumda artık herkes etnik köken, din mezhep araştırmasına yönelmiş
durumda. Güvensizlik ayrışma hızla artıyor. Birlik ve beraberlik
söylemleri ciddiye bile alınmıyor. Kamplaşma artıyor. Toplumda
küllenmiş geçmişe ait ne varsa tartışma konusu ediliyor. İnsanlar
şaşkınlık içinde! Ne adına bunlar yapılıyor, demokratikleşme ve
özgürlük adına. Acaba gerçekten öyle mi?
Gerçekleşen rezillikten sadece partiler, gazeteciler, akademisyenler
mi, aydınlar mı sorumlu?
Suç işleyenlere yaşa varolan diyenlerin, hiç bir işlem yapmayanların
hiç suçu yok mu?
Reyting canavarına kurban verdiğiniz topluma aşılanan zehir, etkisini
gün geçtikçe arttırıyor.
TV'deki programların, gazete manşetlerinin, köşe yazılarının, TV'de
konuşanların, hayatımızı işgal etmesi; hatta sadece hayatımızla
sınırlı kalmayıp hayallerimizi bile işgal altına alması sıkıntılı bir
süreç. Düşünen ve üreten beyinler yetiştiremezsek, gençlerin ellerine
hamburger kolayı verirsek, gerçek başarının iç huzuru ve mutluluk
olduğunu unutturan hayatlar yaşatırsak, sevmezsek/öpmezsek, kendine
saygı kavramını yaşamlarına entegre edemezsek, prensipler
geliştirecekleri onurlu hayatlar yaşatamazsak, sadece para ve
bilgisayarla oyalanıp zaman öldürmelerine müsaade edersek olacağı bu
elbet!.
Ne olmak istediğini bilmeyen ve hayatının merkezine dizi
karakterlerini oturtan gençler, bizim geleceğimiz...
Ama bizler, bugünümüzü ziyan ettiğimiz gibi geleceğimizi de yok
ediyoruz. Bu tabloyu görünce inanıyorum ki, küresel ısınma bile,
insanlık kadar dünyaya zarar veremez!
Değerlerine sahip çıkmayan bir toplumda çözülüş kaçınılmazdır!
Girişimciliğin en önemli gereklerinden biri özgür düşüncedir. Kafalar
ne kadar özgür olursa düşünceler de o kadar güçlü olacaktır.
Özgürlüğün önü açıldıkça girişimcilikte gelişecektir.
Unutulmamalıdır ki; topluma ve insanlara gem vurulduğunda onlardan
yenilikçi düşünmeleri beklenemez. Amaçsız idealsiz hedefsiz,
özgürlükte ekmekte olmaz!
Bugün dünyada, gıda, su, enerji güvenliği, döviz kuru savaşları
tartışılırken, daha fazla nasıl zenginleşiriz, işsizliği nasıl çözeriz
sorularına yanıt aranırken, Türkiye'de anlamsız gereksiz konular
tartışılıyor. Enerjimizi o kadar lüzumsuz şeylere veriyoruz ki...Doğru
şeyleri tartışmalıyız, gereksiz konulara takılıp kalmamalıyız.
Cumhuriyetin Türk insanına kazandırdığı en önemli şey, fırsat
eşitliğidir.
Dünyada güneş tekrar doğudan doğmaya başladı. Bu güneş Anadolu
coğrafyasına doğru geliyor. Eğer biz iyi hazırlanabilirsek o güneş bu
topraklardan doğacak, dünyanın siyasi, askeri ekonomik lideri Türkiye
olacaktır..
Başarılı bir girişimci olmak için nelere ihtiyaç vardır? sorusunu
herkes soruyor. Özgüvene, paraya, yenilikçi düşünceye, iyi eğitime
ihtiyaç vardır.
Gençler kendilerine güvenmeli ve kendilerinden daha akıllı insanlarla
çalışmalıdır.
Başarı için; hedef belirleyecek ve hayal kurulacak, çalışılacak. Çünkü
çalışmadan belirlenen hedefe ulaşmak mümkün değildir. Yılmadan
çalışmak gerekir..
Zenginlik önemlidir. Ülkeler zenginleştikçe işsizlik azalır. Ancak
asıl zenginlik güç ve vicdandır. Herkes birbirini mutlaka sevmesi
gerekir. Ayrılıkta azap birlikte rahmet vardır. Empati yapmayı
öğrenmeliyiz. Birbirimizi, sağcı-solcu, Kürt-Türk, başı açık-kapalı,
alevi-sünni diye dışlamaya hakkımız yok. Bu bizim zenginliğimiz ve
birbirimizi kucaklamak zorundayız.
Bunları sağlayacak ülkenin duyarlı bilinçli insanları, ortak
değerlerde buluşarak, birlikte hareket etmek zorundadırlar.
GÜNÜN SÖZÜ: Hayalleri, hedefleri olan insan çalışarak başarıya
ulaşır.
NURULLAH AYDIN
E MAİL: na741954@gmail.com
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Karşıttez Popüler Yayınları
-
6-7 Eylül Olayları: Azınlıkları Tasfiye Hareketi 1955’in 6 Eylülü. Başta İstanbul olmak üzere, İzmir ve Adalar’da Rumlara ve diğe...
-
MOLLA ZULMÜNDEN KAÇANLAR ANLATIYOR İran’dan kaçmışlar. Kimi kaçakçıların gösterdiği karanlık yollardan sınırı geçmiş, kimi havaalanında m...
-
FETHULLAH GÜLEN HİLE Mİ YAPIN DİYOR Fethullah Gülen herkul.org sitesine konuşmuş, referandumdan “Evet” oyu çıkmasının zorunlu olduğunu an...
-
Seninki kaç santim? - Greenpeace
-
Emniyet Müdürü'nün kitabı siyasi gündemi karıştıracak Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın, "Haliç’te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bu...
-
AKP ANAYASA'SINA “HAYIR” PEKİYİ NEDEN HAYIR ? Prof. Dr. Süheyl Batum'un, Anayasa değişikliği analizi... 1) DEMOKRASİLERDE ANAYASA N...
-
VAKİT GAZETESİNE GÖNDERİLEN BİR OKUR MEKTUBU Vakit Gazetesi ve onun internet sitesi birkaç gündür TSK’de eğitimin nasıl olması gerekt...
-
Çorum katliamı’nın 30. yılı 01-Temmuz-2010 | Kızılırmak Haber Arşivi 1980 yılı Türkiye’nin siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik vb. tarihin...
-
BEN KAZ MI OLUYORUM ? Ben dürüst, hiç kanuni suç işlememiş, vergisini muntazam ödeyen, trafik kuralları dahil her türlü kanun ve kurala uy...
-
50 milyon seçmen vardı. Yüzde 58 EVET, Yüzde 42 HAYIR sonuçla bir oylama geride kaldı. 700 bin oy geçersiz sayıldı. (Bu noktaya dikkat)....
0 yorum:
Yorum Gönder